15 Şubat 2011 Salı
14 Şubat 2011 Pazartesi
'Acımak!' Diye bağırdı. 'Bana ne diye acınsın! Diyorsun ki: 'sana ne diye acısınlar?' evet!.. Bana acımak için bir neden yok! Acımak ne, çarmıha germek gerek beni! Çarmıha ger onu ey büyük yargıç, çarmıha her ve sonra acı! O zaman çarmıha gerilmek için kendi ayaklarımla gelirim sana, çünkü ben sevinçlere değil, aşağılanmalara ve gözyaşlarına susamış bir insanım!... Ve sen, içki satıcısı, senin şu şişen bana zevk mi veriyor sanıyorsun? Ben bu şişenin dibinde aşağılanmayı aradım, aşağılanmayı ve gözyaşını... Buldum da aradığımı, buldum ve tattım... Acımak!... Bize ancak, herkese acıyan acıyabilir, herkesi ve her şeyi anlayan.
7 Şubat 2011 Pazartesi
Rüya
Gözlerini tüm çıplaklığıyla gördüğüm rüyamda; gerçeklik ile rüya arasında kaldım. Hissettiklerim gerçek, gördüklerim soyuttu. Halbuki aslında tam tersi olan bir dünyada yaşıyoruz. Gördüklerimiz gerçek, hissettiklerimiz soyut burada. Rüyada kalmış olmayı dilerdim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)